hayat stil

Nasıl minimalist oldum?-How I Became Minimalist?

Ağustos 14, 2016

Merhaba,

Bugün minimalist olmaya karar verdiğim o “an”dan ve beni bu karara taşıyan şeylerden bahsedeceğim. Belki siz de hikayemde biraz kendinizi bulabilirsiniz.

Hi there!

Today, i want to tell you how i decided to be a minimalist. I will tell my story and maybe you can find something about yourself.

 

Minimalist-Typography-Quote-Poster

Bundan 10 sene önce, içimden bir ses hayatımın yavaşlaması gerektiğini ve bunun benim yararıma olacağını söyledi. İki sene boyunca bu sesi duymazdan geldim. 24 yaşındayken kafamdaki sesler kendini dışavurmaya başladı ve hayatımın en zor ve riskli kararın verdim. “Taşındım” ama hayatımda beni yoran herşeyi geride bırakarak, yüksüz, bavulsuz taşındım.

Ten years ago, i heard an inner voice warned me about i should take the life easy and slow it down. When i was 24, this inner voice externalized and i took the most risky decision that i’d ever made. I moved. I changed the place that lived and my life as well. I left behind all the things and forgot the people who makes me upset and brought me down.

Büyürken, belki benden belki onlardan kaynaklı, çok arkadaşımı kaybettim. Hepsinin hayatımdan gitmesine izin verdim. Sonuçta hepimizin başına gelen şeyler bunlar. Hayatımızdaki insanlar, yaşadığımız şehirler sürekli değişim ve devinim halinde. Zor olan bu değişime kafa tutmak. Tutmayın bırakın değişsin. Ben değişmesine izin verdim. Acılı, adaptasyonu zor ama doğru olan bir yoldu. Az olmanın öz olmak olduğunu anladım.

While growing up i lost a lot of friends, i don’t know the reason why; maybe because of me or others… I let them go, it happens sometimes to all of us. The people in our lives and the places we lived together are continuously changing. The most difficult thing is to accept this dynamic period. Let them change, don’t be tenacious! I did. It was little bit painfull and it was really hard to settle in a new situation but it was the right way beyond the question. I really and deeply understood that enough is as good as a feast.

Fakat bu zor adaptasyon sürecinde maksimalist olan ben, kendi bütçemi hiçe sayarak alışveriş yapmaya başladım. Hayatımda görmek istemediğim bütün sorun ve soruları bilinçsizce alışverişle atmaya çalıştım. Dolaplarımın, evimin hiçbir alanında yer yoktu ama ben ne giyeceğimi hiçbir zaman bulamadım. Sözlükte tanımlanan alışverişkolik; işte o bendim! İçimde dinlemek istemediğim o ses senin gerçekten huzura, kendini dinlemeye ve kendini yeniden bulmaya ihtiyacın var dedi. 32 yaşında, herşeyi kabullendiğim o an, bu andı. Stresten, beni üzen, yoran herkesten ve herşeyden uzaklaşmam, hayatın su gibi üzerimden akıp geçmesine izin vermem gerektiğini kabul ettim.

As a notorious maximalist at the time, i could hardly settle and start to shop like a fool! I tried to ignore all my problems and questions by shopping. There wasn’t any space neither in my closet nor in my house but as always i had nothing to wear! Officially, i was the true meaning of a “shopaholic”. My inner voice that i never wanted to listen warned me again; You need to settle down, you need peace, you need to listen and to discover yourself! It was the moment that i accepted the truth. I am 32 now and i listen my inner voice. I accept to walk away from all the people, places, things that harm me, stress me. I let the life flows like water over me.

Hayır yogaya başlamadım, hayır vegan değilim ama evet sakinliğin, düzenin, nicelikten ziyade niteliğin ne denli önemli olduğunu kabul ettim. Zaten bende ezelden beri varolmayan gündelik hırsların ne kadar yıpratıcı olduğunu gördüm. Sonuçta sizde olmasa bile etrafınızdaki insanların öfkesi size de yansıyor. Boşveriyorum. Hayır demekle ilgili hiçbir zaman problemim olmadı hatta arada sırada bu yüzden antipatik bulunduğum olmuştur:) Ama sonuçta bir kere hayata geliyoruz ve kimse bizim istemediğimiz şeyleri yapmamız için bizi zorlamamalı.

No, i didn’t start to yoga, no i am not a vegan but yes i love zen, i want peace, serenity, order in my life. Right now i am in peace and consensus with the idea of “not quantity but quality”. I was never a greedy person but while observing others lives, it was crystal clear; greed kill spirit. Ugly truth; unfortunately the behaviors of people around you affect your life too. But i learned to let go things, i don’t give’em any attention. I never had a problem with saying “no” and because of this, time to time i can honestly say that people around me possibly thought that i am a little strange:). But we live only once. Nobody can make a pressure on us and force us to do something that we don’t want to do.

Benim için minimalist olmak bir kalıp, bir sıfattan öte bir vizyon. Zaten ruhumun ait olduğu ama gündelik hayatın bana sunduğu arsız fırsatlar yüzünden uzun süre boyunca görmezden geldiğim bu vizyonu artık hayatımın her alanında yanstıyorum. Bakalım hayat beni ve bizi nerelere götürecek.

For me, to be a minimalist is beyond an attribution, it’s a vision. Right now, i reflect this vision to my entire life. We will see together what will gonna happen next in my journey.

not: Yoga yapanlara ve veganlara karşı değilim. Tam tersine onlara çok özeniyorum:)

ps: i am not against yoga or to be vegan. The very opposite, i envy them:)

e.

#keepitsimple

Follow my blog with Bloglovin

You Might Also Like

1 Comment

  • Reply Sıkça Sorulan Sorular – the blog Ekim 17, 2016 at 1:09 pm

    […] Burada da anlattığım gibi hissettiğimle yaşadığımın çeliştiği uzun bir süreden sonra hislerim galip geldi. Hayat tarzı, davranış biçimi, bakış açısı – nasıl adlandırırsanız adlandırın- olarak kendimi ait hissettiğim için minimalistim. […]

  • Bir Cevap Yazın

    %d blogcu bunu beğendi: