Glutensiz hayat, glutenli hayata karşı

Eveeeet, geçtiğimiz yıl hatta tam da Temmuz ayında bir arkadaşımın dolduruşuna ve aşırı fit olmasına aldanarak glutensiz bir hayata geçmeye karar verdim. Bu konuda başucunuzda mutlaka bulunması gereken Karen Hill’in yazdığı “8 Haftada Yeni Sen” kitabını büyük bir hevesle aldım. Kafaya koydum 8 hafta boyunca asla programdan dışarı çıkmayacağım. Kendimi yerden yere vursam da tatlı yemeyeceğim. Kısaca Karen ne derse o!

İlk 3 detoks gününde açlıktan gözlerimin şaşı bakmasına aldırmaksızın büyük bir kararlılıkla 4. güne geçtim. Glutensiz, şekersiz bir hayat yani; ekmek yok, dondurma yok, pasta yok, yok, yok, YOK! Baş koyulan yoldan da dönmek yok diyerek, kendimi motive ederek günler günleri, haftalar haftaları kovaladı. Derkeeeeeeeen 2 ay geçti. Peki neler mi oldu? 8 kilo pıt diye gitti. Yeme düzenim tamamen değişti ve yeni yeme alışkanlıkları kazandım. Metabolizmam kendine geldi. Eskiden acıktığımda sinir krizi geçiren ben acıkmaz oldum. Yani kısaca bana iyi geldi. Demek ki az da olsa gluten intoleransım varmış.

Her ne kadar o baklavalar, pastalar, dondurmalar gözümüzde kalpler eşliğinde dönse de, ona olan aşkımızdan gerçekleri görmek istemesek de şekerin zaten vücudun baş düşmanı olduğunu biliyoruz. Glutenin ise Çölyak hastası olmamasına rağmen bazı bünyeler tarafından zor hazmedildiğini söyleyen yayınlar var. Neyse işin teknik tarafı bir yana glutensiz beslenme alışkanlığının bünyeye iyi gelen, sağlıklı bir beslenme sistemi olduğunu söyleyebilirim.

Peki dikkat edilmesi gerekenler neler?

Karen’e göre gluten ve şeker dışında inek bazlı süt ve süt ürünleri de tüketilmemeli. Vücudun kalsiyum ihtiyacını çiğ kuruyemiş ve keçiden yapılma süt ürünleri ile karşılamamızı tavsiye ediyor.  Onun verdiği günlük programın dışına çıkılmamasına ve de öğün atlanmamasına dikkat çekiyor. Kitapta verdiği programa uygun yemek tariflerinden ise faydalanabilirsiniz. Özellikle tatlı alternatifleri hayat kurtarıcı diyebilirim.  Düzenli bir spor programım olduğu için pek uygulamadığım ama hareketsiz kişileri motive edebilecek 30 dakikalık günlük antrenman programını da her kilo ve kapasitede kişinin yapabileceğini düşünüyorum.

Peki şimdi durumum nedir?

Bir yıl boyunca programa devam etsem de maalesef şeker bağımlılığından kurtulamıyorum. Tabii bu bana +4 kilo olarak geri döndü. Şayet büyük resme bakmak gerekirse, hayat tarzı anlamında bana yeni bir pencere açan bir deneyimdi diyebilirim. Çölyak hastası olmayanlar için sürekli yapılması uzmanlar tarafından tavsiye edilmese de iyi yönlerinin ve farkı yemek tariflerinin sağlıklı yaşama entegre edilebileceğini düşünüyorum.

Yazan: Ege
*Bu yazı tamamen kişisel deneyimlerden derlenmiştir. Sağlığınızı ilgilendiren konularda lütfen önce doktorunuza danışınız.

 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.