hayat

Sonbahara Hazırlık 101

Ağustos 16, 2017

Evveeeeet, yine şahane bir yaz sezonunun sonuna geliyoruz. Hepimiz kendimizi adeta bir Beyoncé, bir Rihanna gibi hissettik, bir sağa bir sola savrulduk, gezdik, güldük, eğlendik. Bol ayak fotoğraflı, kimonolu, flamingolu, ananaslı plaj fotoğraflarıyla sosyal medya hesaplarımızı posttan posta koşturduğumuz bir kaç aydan sonra sonbaharın bizi kapıda beklediğini biliyoruz. Eylül ayına güzel bir merhaba demek için şahane bir liste hazırladım;

Hazır olanlar çayını, kahvesini hazırlasın kalemini kağıdını alsın gelsin, başlıyoruz;

Merhaba Ev, ben geldim!

Yazın gelişiyle “Amaaaaan dönünce temizlerim, şimdilik böyle kalsın” diyerek kapısını çekip çıktığımız o ev, şimdi bezleri elimize alıp onu baştan başa çitileyeceğimiz o günü bekliyor.  Bu durumu avantaja çevirip uzun süredir bakmaktan çekindiğimiz, kaldırılmış kolileri açıp, beğenmediğimiz o vazoyu kenara ayırabiliriz. Böylece evdeki fazlalıklardan kurtulup daha derli toplu ve ihtiyaca yönelik düzenlenmiş bir evle yeni sezona başlayabiliriz.

Şurada tatlı yırtık bir kazak var

Evi topladık, peki dolapların ne eksiği var? Kullanılmayan kazaklar, yırtılmış t-shirtler, artık bol gelen ( bol gelir çünkü dar gelmemeli:) ) kotlar ve dolaptaki barınma süresini doldurmuş olan tüm kıyafetler, ayakkabılar ve aksesuarlar için ayrılık çanları çalmalı. Dolapları da missss gibi yaptıktan sonra buyurun bir sonraki paragrafta buluşalım;

Zehirlenmeden önce

Sıradaki alanımız mutfak. Mutfaktaki her şeyi çıkartın ve kontrol edin. Paketli olan her şeyin son kullanma tarihine bakmak ve günü geçenleri ayırmak mühim. Çünkü günlük koşuşturma içinde, yorgun argın eve gelip son kalan enerjimizle yemek yapmaya çalışırken bu ufak detayı atlamamız mümkün.  Sıcak ve kapalı kalan evin, muhteşem düzenli mutfak dolaplarında bulunan o şirin kavanozlardaki her türlü bakliyat, baharat gibi gıdalarında içinde yeni bir yaşam formunun oluşup oluşmadığına da bakmak çok iyi bir fikir olabilir. Sonuçta bulgur pilavı yapmak isterken böceklerle uğraşmak istemeyiz, öyle değil mi?

Kafayı boşalt!

Evet, temizledik düzenledik, gerekli gereksiz, kullanılan kullanılmayan ayırdık. Peki ya kafamız? Yaz mevsimi, deniz ve güneşin etkisiyle bizi çaktırmadan yorar. Yaz nasıl geçerse geçsin yine de sonbahar için enerji toplamamız şart. Belki biraz yazı yazmak, belki biraz dinlenmek, meditasyon vb. sakinleşmeye yönelik aktiviteler yapmak yazın sıcağında yorulan zihnimize iyi gelebilir. Amacımız kendimizi dinlemek, biraz sakinleşmek. Bunu nasıl yapacağımız bize kalmış.

Sen değerlisin! Bunu unutma!

Mevsim ne olursa olsun, kendinize sürekli hatırlatmanız gereken bir şey var: Ne kadar değerli olduğunuz! Kim  ne derse desin, ne yaparsa yapsın siz çok değerlisiniz. Kendinizi sevin, kalbinizi güzel tutun ve karşınıza çıkan engelleri aşmaya çalışın. Gücünüzü bilin ve hiç kimsenin / hiçbir şeyin sizi alıkoymasına izin vermeyin.

Kalp, kalp, kalp

En önemlisini en sona sakladım: Ailenize ve aileniz kadar size yakın olan dostlarınıza sarılın. Onlar sizi bu dünyada en çok ve sizi siz olduğunuz için seven insanlar. Bence hepsi kocaman bir öpücüğü hakkediyorlar.

Ne dersiniz? Listemiz hiç de fena olmadı bence. Umuyorum bu sonbahar hepimize güzellikler ve mutluluk getirir, şahane anılar biriktiririz.

 

 

 

 

 

You Might Also Like

2 Comments

  • Reply utkb Ağustos 16, 2017 at 11:43 am

    Her mevsimde yapılan hazırlık minimalizmin olmazsa olmazı. Yapılan temizlikler, önümüzdeki üç ay boyunca kendimize ve sevdiklerimize ayıracağımız zamanı oldukça arttırabilir. İyi sonbahar hazırlıkları dilerim.

    • Reply simpletheblog Ağustos 16, 2017 at 11:59 am

      Kesinlikle, ayıracak bir eşya olmasa bile, bir gözden geçirme oluyor. “Acaba her şey yolunda mı?” sorusuna en net cevabı almanın kolay yollarından biri bu sanırım. Size de güzel günler ve güzel mevsimler dilerim.

    Bir Cevap Yazın

    %d blogcu bunu beğendi: